+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 5 Sayfa var
1 2 3 4 5 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 42

Konu: Site Üyelerine Açık mektuplar...

  1. #1
    Üye Ali Cengiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    449

    Standart Site Üyelerine Açık mektuplar...


    Değerli arkadaşlarım,
    Bu bölmden isteyen istediği arkadaşımıza mektup atabilir.Kendi adıma, sanal alemden bildiğim arkadaşların yazdıklarından tanıdığım kadarıyla mektup yazmak niyetindeyim.Bakalım kaç ademin kapısına kadar selamımız ulaşır...

    sevgilerimle...




    Sevgili tapirtahir,

    Bu mektupta nereden çıktı, deme.Dur hele.
    Öncelikle ikizlerin gözlerinden öper, Z.Sultan'a hürmetlerimi reveransla sunar, Bursa'yı özlediğimi beyan eder ve de daima direnenlerden olduğun için kalbimin kalbine kardeş olduğunu bilmeni isterim.
    Biliyorum, hatlar karıştı ve gerçek hayatta tanışma fırsatımız aksiliklerle kırıldı.Başka bir bahara diyelim...
    Nereden çıktı bu mektup diyorsun.Evet, aklımın bir kenarından çıktı işte.
    Şu sebeple ki Şemdinlide, Ergenekonda, adam kayırmacadan, bizim oğlanlara ilişmeyinci ÇSK Sofya taraftarlarının son günlerde adı hapsane, hali kervansaray olan mekana gidip ziyarette bulunmaları ve hukukun tellerine çaput bağlamaları üzerine ilk mektubumu sana yazmak ve bizim mahallede söylenen inananlar kazanacaktır sözünün, senin mahallende direnenler kazanacaktır olduğunu bildiğimden ...
    Yani ki seni seviyorum kardeşim.Senden olanı da seviyorum.
    Dünyada yüzyüze gelmemiş olsakta, bu alemde seni tanımış olmaktan, yoldaşını tanımış olmaktan mutlu olduğumu bilmeni istedim.

    Bursaya bir daha gelirsem, söz, ilkin sizi ziyaret edeceğim.Muhtemelen ellerim boş gelmeyeceğim.Z.Sultan da artık bir kestane reçeli yapar herhalde

    Düşünen, okuyan, selamda kalan ve de haktan yana bir dünyayı daima hissetmen dileklerimle...


    Uzak akraban Ali Cengiz.
    Konu Ali Cengiz tarafından (05-09-2008 Saat 12:06 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Üye tapirtahir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    Bursa
    Mesajlar
    817

    Standart

    Ali kardeşim değerli sözlerin için teşekkür ederim.
    Bilgisayar ekranı karşısına geçtiğinde kendimizi sanal dünyanın yalancı albenisine kaptırıp yalancı kahramanlardan oluveriyor insanlar.Çok nadiren bu dünyanın içinde gerçek yüzlere, gerçek dost ve arkadaşlara rastlayabiliyoruz. Sen bunlardan birisin.
    Yazdıklarını okurken dostluk ve samimiyet kokan sesini duyar gibi oluyorum, ahval-i beşer ve ahval-i memleket üzerine benzer şeyler düşünüp paylaşmasak ne yazar.Eminim zıt düşüncelerin adamı da olsak dostluk kapısını aralayacak bir çok nokta bulabilirdik seninle. Yüreğinin kapıları açık sosyalist bir dervişle konuşacak paylaşacak çok şey olmalı. Ben de bunun olacağı günü sabırsızlıkla bekliyorum.

    Eşim z.kadın o dediğin tatlıyı yapamaz belki;ama seni de aç bırakmaz,endişelenme.
    Kendine iyi bak görüşmek umuduyla...
    YA BİR YOL BUL
    YA BİR YOL AÇ
    YA DA YOLDAN ÇEKİL

    SON SÖZÜ HEP DİRENENLER SÖYLER

  3. #3
    Üye Ali Cengiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    449

    Standart Gözleri sinemanın büyüsü olana...

    Önnot:Şerefsizim bugün kepçe'ye mi Martin'e mi yazayım diye içim içimi yedi.Sanırım kepçe şu an burada...Ama sana yazacaklarımı bir kaç gün sonraya demliyorum gurbanım


    Sevgili Martin'e...

    seni benle karıştırmıştı bir arkadaş bir vakitler.Daha sonra site alışkanlığıyla teoman, ekizike, taci veyahut felatunbey olabileceğini düşünmüştüm.Bir ara Hikmet'e de benzediğini düşünmedim değil.Neyse, bunlar laf-ı güzaf...
    Nasılsın?
    Dünyanın en deli filmlerini seyretmekten dellenmedin mi daha?
    Kahramanları ancelina, bret,şaban ,necati şaşmaz vesair olan insanların dünyasında Şarlo kadar yalnız olduğunun farkında mısın? Ya da öğretmen isen, öğretmen odasında sana birileri Titaniki övdüğünde Turuvadan başka film tanımam dediklerinde Lorenzo yağların eriyipte bir su damlası gibi dünya ekranından çekilmek istiyor musun?

    Hatırlar mısın;Kore sinemasının incilerinden Sevmek Zamanı(Metin Erksanın da aynı adlı bir filmi olsa da) adlı filmin dokunaklılığı geliyor oturuyor içime yazılarını okurken.Kaçak filmindeki Doktor Kimbıl gibi kaçıyorsun basit ve banal olandan.Ve Sevmek Zamanındaki kahraman gibi sırrını bir duvar çatlağına fısıldıyorsun...

    Hakikatte Yağmur Adam kadar güzel bir kardeşin olduğunu yazmıştın.Üzülmüştüm.Ama sen onu anlatırken, alabildiğine metanetliydin...Bunun üzerine sevinmiştim.

    Sanırım ayrıntıyı seviyorsun.Her ne kadar postmodern dünyanın üfürükçüleri şeytan ayrıntıdadır diye beylik laflar etseler de ayrıntının güzelliğini çok ne yakalayıp anlatıyorsun.Sen iflah olmazsın.Hatta sinema salonunda patlak yemez, tek bir kareyi kaçırmamak için nefes dahi almazsın.

    Güney Kore, İran, Klasik sinema derken senden bir de Alvarez filmlerinin yorumunu dinlemek isterim.anlat ya da anlatma, sen bilirsin.Benedik del Toro gibi bakacağım Meksika sınırından sana.Demir Perde ülkelerinin filmleri, Milan Kundera öyküleri, taşlanmış Mustafa Akkad filmleri(aklıma ebu Süfyan olmaya namzet birilerinin sataşmaları gelse de...) derken Bağımsız devletler sineması hakkında ne düşünüyorsun?Zira Kırgız ve Türkmen sinemasında tar kullanan yönetmenlerin öyküleri de iyi geldi bana...

    Sevgili Martin,
    kadıköyde bişr arkadaşım vardı.Asla bir numara olmayan, kenarda duran, hani esas oğlanın tanıştırdığı utangaç tiplerden...Saağolsun.Meğersem kahramanlar esaslar ve yedekler ötesiymiş...Bana sinemanın kapısını o aralamıştı.Otobüslerde öyle sinik duran bir oğlan işte...Ama biliyordum onun içinde kaynayan pınarı;popülizm onun gibi nice güzel insanı yok sayarken(sistemin bazı insanları hiç saymaması gibi) o güzel bir insandı.Mütevazı.

    Evet dostum.bu sanal camda anlattığın güzelliklerle, sunuş biçiminle sen daima Mütevazı kalacaksın gönlümde.

    Umarım güzel gören gözlerin bozulmaz.

    Sevgi ve dostlukla.

    En arka sıradan aynı filmi seyreden arkadaşın...


  4. #4
    Üye huzeyran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Forumun içinden
    Mesajlar
    1.519

    Standart

    Mektup türünün özelliklerinden olmasa da gerekli bir önnot:
    Ben de üstadımızın başlatmış olduğu bu hoş bir o kadar da manidar hareketten hareketle(hareketten hareket bunu not alayım) kime yazsam şu fani al benili mavi dünyada diye düşündüm bir vakit. Yazılacak çok kişi tanıdım ancak yazacak bulamadım. Ben de şerefsizim aklıma ilk Kepçe geldi. Onunla başlayayım kısmetse gerisi gelir.


    Sevgili Kepçe ,(mektup türü hitap cümlesi ile başlar)

    Sizin oralarda havalar nasıl? Bizim buralar da iyi. Mektubuma başlarken büyük insaların ellerinden küçük insanların gözlerinden öperim. ( Mektup türü böyle gereksiz bir giriş ile devam eder.)

    Sevgili Kepçe kardeşim, bu mektubu kaleme alırkenki ilk duygum bir mahcubiyet bunu bilesin. Mahcubiyetin sebebi ise malum sözde duramayan bir internet fukarası olmamadandır. Hani şu söz verilen cd (compak disk) mevzusu beni nicedir üzmektedir. Şimdi sen : " He ya bizim yörük oğlan bir söz verdiydi noldu onlar sahiden dur ben şu yazının devamını da okuyayım diyorsundur. O cd'leri unut diyerek bu menfur olayı kapatıyorum. Unut kardeşim işte. Yok yanlış kopyaladım. Yok kopyalanınca bilgisayardan sildim. Yok silince yanlış kopyaladığımın farkına vardım. Yok işte unut.

    Zafer kardeşim! Sitemizin güzide piyes yazarı. Umuyorum ve dahi istiyorum ki bir gün Türk Tiyatrosu seni de anlayacaktır. O zaman kimbilir belki ben, tiyatroyu hiç sevmesem de, bile senin eserlerini izleme fırsatına nail olurum.

    Zafer, ve yine ümit ediyorum ve istiyorum ki bir gün sen de bilgisayar illetini kullanmasını öğreneceksin ve o çizimlerini bilgisayarda yapabileceksin. Fotoşop denilince aklımıza Kepçe gelecek. Grafik dediklerinde yine sen var olacaksın. Bu alemi mutlaka çizeceksin.

    Sen Kepçe kardeşim, ekranlara çizemesen de, paint sana dul karı muamelesi yapsa da, balık bile tutamasan da benim şu zavallı zihnimi hep meşgul edeceksin.

    Senin şahsında tüm Eazığ( Erzincan mıydı yoksa, Adana da olabilir.) halkına sevgilerimi yolluyorum.
    Yolun açık ellerin pürüssüz, kısmetin şeker olsun.

    Baki selamlar,
    Huzeyran
    Bâzâ! Bâzâ! Her ân çi hestî bâzâ
    Ger kâfîr u gebr u bût-perestî bâzâ
    İn dergeh-i mâ, dergeh-i novmîdî nîst
    Sad bâr eger tövbe-şikestî bâzâ

  5. #5
    Üye kepçe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    seyyar
    Mesajlar
    619

    Standart

    6 EYLÜL 2BİN8

    Bay Huzeyran,

    Evvela mahsus selam eder benden küçük olduğunu bildiğimden mütevellid gözlerinden öperim. kızdıysan elinden öpeyim, ne var yani!
    CD mevzuunu bana "tamam, aga derhal göndereyim" dediğin zaman unutmuştum zaten, müsterih olasın.
    mektubu yazış amacım, bir teşekkür etmektir, dersem kabalık etmiş olur muyum?
    seninle ikibinaltıda tanıştıktı sanırım. tüm içtenliğimle belirtmem gerekir ki nazarımda tanıştığımız vakıttan beri müthiş bir ehemmiyetin var. olaylara ve durumlara yaklaşımın beni her daim etkilemiştir. kimi zaman sana imrandiğim dahi olmuştur.
    teyatora mes'elesine gelince;
    sanırım bu san'at dalında kendi çapımda yaptıklarım büyütülüyor. şunu belirtmeliyim ki bir şey yaptığım yok. yazdıklarım sadece beni ve günü kurtarıyor. yazmaya devam ediyorum; ancak profesyonel anlamda bir şeyler karalamam biraz zor görünüyor be üstadım. piyes yazarlığı...
    bilgilisaray kullanmayı yavaş yavaş öğrenmeye başladım. paintmiş fotoşopmuş bunlar şimdilik bana uzak görünüyor.
    biz bunları boşverelim de kendimize bakalım azizim. diyorum ki bir ara yüzyüze görüşelim. ne zaman olur bilmem ama bir ara mutlaka...
    sağlıcakla kal...

  6. #6
    Üye Ali Cengiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    449

    Standart Şairin Kanı


    Sevgili kardeşim, bir kere dahi sarılıpta yüzyüze halleşemediğim epik biraderim,

    nasılsan nasılsın kardeşim!
    Bir şaire hal hatır sormanın ne menem bir hal olduğunu bilirim.
    Bu sebepten gereksiz sorular sormayacağım sana dair.
    Zira şiirle evlenen adam pek kolay iflah olmaz bilirim.Şimdi, Ümit Yaşara, Yılmaz Erdoğana, Bedirhan gökçeye..diyeceksin, lakin biz şairlerden bahsediyorduk sanırımMayakovsky, Nerval, Octavi Paz..ve öteki kayıp ruhlar.

    sahi, İmr-ül Kays okudun mu hiç?Hani o ben-i Lülü günü neydi öyle/Sevgiliye ne oyun oynamıştım da felek bana ne oyunlar oynamıştı o gün.. diye başlayan beyitlerini okuyup yüzün kızardı mı hiç?Ya da altmış yaşında varıp Ionnesin yirmilik kızını şiirleriyle kendine aşık ettikten sonra cezasız kalmayıp, hediye diye verilen gömlekteki zehirle çırpınarak can verenin de Müleyka/Yaralı namlı İmr-ül Kays olduğunu bildin mi?
    O adem şimdilerde Polatlı yakınlarında bir türbede yatar da biz Anadolulular orada bir derviş yatar zannederiz ya...
    Diyeceksin ki, İmr-ül kays'a mı yazıyorsun, epike mi?Biliyorum, epik'e yazıyorum.Şunu diyeceğim.Araplar şairleri için Çölün Kralları derler.En büyük kral da İmr-ül Kays imiş.

    Sevgili epik,
    senin şiirlerini okurken her daim o sürgün kralı hissettim dersem yalan olmaz.Bir de nerelerde insanların içine çıktığını bildiğimden, taşranın en kanırtıcı sözlü şairlerinden olduğunu bilmekliğimden böyle diyorum.

    Suçıktıya gelmişsin, hain!Ne biçim adamsın kardeşim.Bir de fotoğraf çekinmişsin bin yaşındaki şairlerle.Ayıp!İnsan bir haber eder.Sen oradayken ben de Gönendeydim.Çağırsan gelmez miydim?Merak etme o fotoğraf karesine girip gazetelere bastırtmazdım suretimi

    Kelamın özüne gelirsek;hiç mi işin yoktu kardeşim, vardın şiire yaslandın?Hani o vadilerde avare avare dolanan taifeye iltihak ettin?Peygamber, serseri, filozof ve de kaygusuzluk vasıflarından birer cüz almış şairlerden olmakla kalbine ecza mı sürdün?

    Sahi, bu aralar yeni dergi çalışması var mı?Bak hüzo da bekliyor, hala gelmedi kitabın.Sanal camdan okumak istemiyorum şiirlerini.Şöyle kitabından okumak, dağ bayır bağıra çağıra okumak istiyorum o savaşkan dizelerini.sesli okusam desem hanım kafama kepçeyi fırlatır, kızım uyanır, şiir biter.

    Şiire gazele bel bağlayan bir dostum anlatmıştı...Genç şair evlendikleri günlerin bir gecesinde acer geline şiirini okumaktadır içli içli(Bu şiirler jöle kıvamında yahut şehevi laf-ı güzaflar değilmiş)...Şair, okumasını bitirince, acer geline bakar, nasıl buldun, kavlince...Acer gelin de:Benimle sevişmek istiyorsun sanırım demiş Sanırım o günden sonra şairin şiir damarları tümden kurumuş ve bir daha şiir yazamamış...

    Diyeceğim şu ki:657 numaralı şair olmak nasıl bir haldir.Öyle ya, edebiyatın asi çocuğu şiir kuma sevmez?

    seni seviyorum.
    senden olanları seviyorum.
    uzak yakın demeden kalbinin atımını duyuyorum, ve taşradaki dimdik duruşunu seviyorum.
    dostlukla...


    sahi, şairin kanı da kırmızı mı akar?...
    Konu Ali Cengiz tarafından (06-09-2008 Saat 11:17 ) değiştirilmiştir.

  7. #7
    Üye Ali Cengiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    449

    Standart

    Bir keresinde Atasoy M.'ndan çok basit bir mektup almıştım.

    İçerisinde sadece "selam" ve nasıl olduğumu sorar bir soru yazılıydı.

    O selam dünyalara bedeldi geldiği günlerde ve şifa gibi içmiştim o selamı.

    Aradan yıllar geçti ve ben hala bir selamın dünyayı değiştirecek güçte olduğuna inanıyorum.

    Bugün kimlere selam vermek istedim:

    seramu
    midyat
    ay_
    seher
    bazarov
    müslüm
    kader
    Hikmet
    Teoman
    tiyatro...

    huzeyran ve kepçeye gitmek istedim.


    Adını zikrettiğim arkadaşlara hesapsız bir selam ederim, umarım iyi bir dünya özlemi ve uğraşındasınız yahut iyisinizdir.
    selam ve sevgilerimle.

  8. #8

    Standart

    bu mektuplar çok güzell.keşke bende böyle yazabilsem
    dağlar,taşlar,uçan kuşlar bir de salıncak...

  9. #9
    Üye kepçe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    seyyar
    Mesajlar
    619

    Standart

    eylülün sekizi ikibinsekiz

    site ahalisi,

    sabah olanda kalkıp okullarınıza gideceksiniz. kiminiz heyecanlı, kiminiz umursamaz, kiminiz telaşlı...

    sabah olanda boynunuza bir çocuk sarılırsa benim için öpüverin yavrucağızı, ramazan günü sevaptır, sevinsin garibim. kimse sarılmazsa akşam gelin sitedekilerin boynuna sarılın, aman ha gırtlak demedim ona göre!

    bende de bir sinir harbi var bir haftadır. anadolu liselerine tayin istedimdi, açıklanmadı gitti. dualarınızı eksik etmeyin derim. 6 yıllık edebiyat memuruyum, her yıl başka okulda çalıştım. mevcut okulumda kalırsam bir okulda üstüste iki yıl çalışmış olacağım, benim için garip bir duygu olacak. bakalım hayırlısı...

    yeni eğitim ve de öğretim yılında hepinize başarılar dilerim, hak bildiğiniz yolda hiç durmadan yürümeniz dileğimle...

    ben işte, kepçe...

  10. #10
    Üye huzeyran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Forumun içinden
    Mesajlar
    1.519

    Standart

    Kendi uzak gönlü yakın Müslüm biraderim,

    Yüzünü üç yıl evvel gören bu gözlerim şahittir ki ruhun gönlümde her gün fotoğraf çektiriyor.
    Gri ,sisli, beyaz şapkalı mor dağlar arasında tanışıklığımız oldu. Kısa ama en nüfuzlusundan bir tanışıklıktı. Her ademi sevdim amma bazılarını daha çok. Seni de pek sevmiştim kardeşim.

    Sonra zaman geldi fiziki ayrılığa düçar olduk. Olsundu; varsın o da olsundu lakin unutma hastalığı sarmasındı bizi. Çok şükür ki sarmadı. Ben ki tanıdığım her insana vefasız davranıp bir selam edecek mecali bulamazdım. İkinci şükürüm bunadır içimdeki ben bu sefer hayırlı çıktı da seni unutmadı.

    Bu yaz çok istemiştik yanınızaa gelmeyi lakin falandı filandı derken olmadı. Kısmet değil dedik bastık bağrımıza uzun ikibinbiri.

    Müslüm , sana şimdi bir şiir yazasım geldi ki sormayasın lakin ben beni bildiğimden ve dahi şiir illetinden artık uzak kaldığımdan itiraf etmemde mahzur yoktur artık harcım değil dediğimden sana bir şiir yazamıyorum. Ne çok isterdim bir dostu kelimelerle şiir sandalına bindirip anlatmayı.

    Bazen gönderdiğin şiirleri okuyup , bu adamı tanıyorum ben diye keyiflendiğim de olmuyor değil. Bu lezzeti yaşayamadığın için sana üzülüyorum. O kadar sevinç biz de kalsın çok görmeyesin.

    Şimdi bu mektubu sana gönderiyorum ya biliyorum üstteki malum şahsın ettiği kelamların binde biri olmadı. Olması da ileriki yüz yılda mümkün değil. Bu kırıntıları mektup diye kabul edersen beni ziyadesiyle sevindirirsin.

    Baki selamlar

    Huzeyran
    Konu huzeyran tarafından (08-09-2008 Saat 02:12 ) değiştirilmiştir.
    Bâzâ! Bâzâ! Her ân çi hestî bâzâ
    Ger kâfîr u gebr u bût-perestî bâzâ
    İn dergeh-i mâ, dergeh-i novmîdî nîst
    Sad bâr eger tövbe-şikestî bâzâ

+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 5 Sayfa var
1 2 3 4 5 SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok