+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Türkçe Sanılan Yabancı Asıllı Kelimeler

  1. #1
    Üye seremu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    Fizan
    Mesajlar
    1.172

    Standart Türkçe Sanılan Yabancı Asıllı Kelimeler

    Türkçeye benzeyen ama gerçekte başka dilden gelmiş olan sözcükler:
    Bu bölümde işlenen sözcükler, başka dillerden dilimize girmiş ama Türkçe kök ya da sözcüklerden türemişe benzer bir hale sokularak (o türkçe sözcüğün anlamını taşımasa bile) kullanılagelmiş sözcüklerdir. Bunların çoğu, geniş bir kesim tarafından Türkçe sanılmakta; hatta bir bölümü de Türkçede çağrıştırdığı anlamda - hatalı biçimde - kullanılmaktadır.
    Tabii sadece bulabildiklerimi ekliyorum...


    Kilit: Yine Rumca'daki "kleo" (kapatmak) eyleminden türeyen "kleidi" ("klidi" diye okunur; "kapamaya, kilitlemeye yarayan" anlamında...) sözcüğünden gelmektedir.

    Anahtar: Bu sözcüğün kökü, yunanca "anihto" (açmak) eylemidir. "Anihtiri" ise "açmaya yarayan" anlamındadır; yani "anahtar"... Yunanca kökenli sözcükler aslında dilimize Anadolu'da konuşulan Rumca'dan geçmiştir.


    Kaldırım: Bunun "kaldırmak" ile bir ilgisi var gibi görünse de (otoyolun yükseğinde olması açısından), asıl kökeni Rumca'dır. Rumca'da "kali", "iyi" anlamındadır (kalimera: günaydın, iyi günler). "Dromos" (sondaki "s" genelde okunmaz) ise "yol" anlamını taşır. Yani kali-dromos: iyi-yol; yani yürümeye elverişli, taşsız, tozsuz, çamursuz yol...


    Karyola: Bizde genelde yatağın üzerine serildiği, genelde metalden yapılan ayaklı mobilya anlamına geliyor. Oysa gerçek anlamı "el arabası"dır (carriola: İtalyanca). İtalyan gemicilerden bizim kullanımımıza geçti; gemicilerin kullandığı taşınabilir tekerlekli yataklara denir;kökü "taşımak"tır (carri).

    Metelik: Sondaki -lik eki, türkçe sözcük çağrışımı yapıyor; "yemeklik yağ"daki gibi... Aslı ise batı dillerinden geliyor: İngilizce'de, metallic; yani metal para... Biz kullanırken baştaki bölümü de bir türk ismiyle (mete) değiştirip kullanagelmişiz.
    Haytanın biriyim ben, bunu bilsin insanlar
    ruhumun peşindedir zaptiyeler ve maliye
    kara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsa
    laboratuvarda çalışanlara sorarsanız
    ruhum sahte
    evi Nepal'de kalmış
    Slovakyalı salyangozdur ruhum
    sınıfları doğrudan geçip
    gerçekleri gören gençlerin gözünde.

  2. #2
    Üye Dünbiriktiricisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    402

    Standart

    teşekkürler.
    öğrencilerim de memnun olacak.
    zaman geçicidir...

  3. #3
    Üye maat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    kosmos
    Mesajlar
    282

    Standart

    Öncelikle bu bilginin kaynağını merak ettim, önce onu sormak istiyorum. Sonra ben de birkaç şey eklemek istiyorum izninizle.

    "Kaldırım" kelimesi oldukça tartışmalı bir kelime. Türkçe'den mi yoksa Yunanca'dan mı geldiği tartışması bildiğim kadarıyla henüz netlik kazanmadı ama bana soracak olursanız kaldırım şehri, şehirde yaşamayı, yerleşik hayatı anlatan bir kelime olduğu için Yunanca'dan gelmiş olma ihtimali çok yüksek.

    Buna benzer bir kelime daha var. "Hipodrom" Hipos ya da hippos "at", dromos "yol"

    Buna benzer bir tartışma da "okul" kelimesi ile ilgili. "okul" Türkçe okumak fiilinden mi geliyor, yoksa ortaçağ Latincesinde okul, ekol anlamına gelen "scola"dan mı geliyor? (skolastik felsefe)

    Yunanca "kali" kelimesinin "iyi" anlamına geldiğini bilmem ama Grekçe'de (Antik Yunanca) "kalos" güzel demektir. (Aynı zamanda araba modeli bilirsiniz)

    Türkçe'ye "çiçek dürbünü" olarak çevrilen "kaleydeskop" kelimesinde de vardır. "Güzel şekil gösteren" anlamına gelir aşağı yukarı.

    Bir de sonu bununla bağlantılı olarak sonu "skop" ile bitenler "görmek" (skopein idi galiba kökeni) ile ilgilidir. Teleskop, mikroskop gibi.

  4. #4
    Üye HikmetBenol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Bulunduğu yer
    K-PAX
    Mesajlar
    309

    Standart

    kelime: arapça
    Rüzgâr kanatlı atlılar gibi geçti hayat!

  5. #5
    Üye seremu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    Fizan
    Mesajlar
    1.172

    Standart

    Kaynağını elbette ekleyeyim Daha çok "Sevan Nişanyan'ın" etimolojik sözlüğü ilgimi çekiyor ancak bir kaç farklı siteden de yararlandım aşağıya linkleri veriyorum.

    http://www.nisanyansozluk.com/search...r%FDm&x=12&y=9


    http://www.gonulcelen.net/etimoloji-...isi-10713.html


    Aslında bu iki site dışında farklı sitelerdende araştırdım ama ikisni eklemenin yeterli olacağı kanaatindeyim..
    Haytanın biriyim ben, bunu bilsin insanlar
    ruhumun peşindedir zaptiyeler ve maliye
    kara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsa
    laboratuvarda çalışanlara sorarsanız
    ruhum sahte
    evi Nepal'de kalmış
    Slovakyalı salyangozdur ruhum
    sınıfları doğrudan geçip
    gerçekleri gören gençlerin gözünde.

  6. #6
    Üye maat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    kosmos
    Mesajlar
    282

    Standart Elifin Öküzü Ya Da Sürprizler Kitabı

    Latince "kalem torbası" anlamına gelen kalamar ile bizim Arapçadan aldığımız kalem aynı kökten gelen iki sözcük.

    İtalyanca berber saç değil sakal traş eden kişinin adı, barbunya ise aslında "sakallı" demek.

    Put Buddha'nın Eski Türklerdeki adı, pagoda ise Budist tapınaklarına verilen putkede adının Portekizcesinden Batı dillerine giren bir sözcük.

    Boğaça "ateşte pişmiş hamurişi" anlamına gelen latince focacia'dan, fueloil'deki fuel ise "yakacak odun" anlamında focalia'dan geliyor. Birincisi İtalyanca, ikincisi Eski Fransızcadan İngilizce yoluyla Türkçeleşmiş.

    Bukalemun ile pantolonta Eski Yunanca "aslan" sözcüğü saklı.

    Farsça beygir "yük tutarı", kevgir "köpük tutarı", peşkir ise "ön tutan" anlamına gelen bileşik isimler.

    Sefer, sofra ve misafir Arapça SFR kökünden basit dilbilgisi kurallarına göre türetilmiş üç sözcük. Ayşe, ayyaş ve maaş da aynı basit kurallar uyarınca YŞ kökünden türemişler.

    İrtica sözcüğü (ve tartışması) Türkçeye 1909'da girmiş. Fransızca ecole'den esintiler taşıyan okul ise Dil Devrimi bünyesinde 1934'te yaratılmış.



    Sevan Nişanyan'ın kitabı Adam Yayınlarından çıktı. Ben de ilk fırsatta okumayı düşünüyorum.
    Konu maat tarafından (01-03-2009 Saat 12:33 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok