Küçük konuşmaların bilebilir miydim ki bir sevda masalına dönüşeceğini.Kalbimin her karşılaşmamızda bilebilir miydim ezilip ezilip tekrar ayağa kalkacağını.
Gözümü her kapattığımda kocaman sen oluyor. Her şey, her şey sen oluyor, sen kokuyor.Sensizliğin dayanılmaz acısıyla kıvranıyorum.
SEN SEN hayal miydin, var mıydın yok muydun bilmiyorum. Bu kez gözlerimi daha sıkı kapatıyorum: “ gözlerimin misafirisin aman gitme, KAL KAL KAL….”diyorum.
Elimde senden kalan ne var ki! Hayalini dahi çok görme. Sırça köşkümün gülüne dokunma. Kader zaten bana kayasını attı sen de taşını atma.
Yüreğim nefes almak için ayağa kalkmaya çalışıyor. Sen olmayınca nefesi yarım kalıyor. Onu eline alsan nasıl can çekiştiğini göreceksin.
Can çekiştiğini gördün gördün ya ona da yanarım. Yüreğimin içindekileri dahi sana giden yolda yürüdüklerinden kıskanıyorum. Yüreğimdekilerden önce ben sana gelseydim. Gözlerine dokunsaydım hasretimle, sevdamla.
Sensizliğin kendi içimdeki yolculuktan da ötelere gideceğini, kimse tutmasın diye ardına bakmadan koşacağını bilseydim baş koyar mıydım bu sensizliğe. Sensizlik rüzgarı her geçen gün savurup savurup bir şeyler alıyor sırça köşkümden.
SEN BEKLEYEN GÖZLERİN YOLLARDA KALMA ACISINI BİLİR MİSİN?


Alıntı