| Ses Bilgisi |
|
SES BİLGİSİ Dilin temelini sesler oluşturur. Seslerin yazıya çevrilmesinde kullanılan işaretlere harf denir. Harflerin belli bir sıraya göre bir arada gösterilmesi ile de alfabe oluşur. Türkçede 29 harf vardır. Bunlar sesli, sessiz olmak üzere ikiye ayrılır.
Şimdi sesli ve sessiz harflerle ilgili ses olaylarını görelim.
1. Ünlü Uyumları Büyük ve küçük ünlü uyumu, sesli (ünlü) harflerle ilgili özelliklerdendir. Büyük ünlü uyumunda kalınlık - incelik; küçük ünlü uyumunda düzlük - yuvarlaklık söz konusudur. a. Büyük ünlü uyumu : Türkçe bir kelimenin ilk hecesindeki ünlü kalın ise (a, ı, o, u), diğer hecelerdeki ünlüler de kalın olmalı; ince ise (e, i, ö, ü), diğer ünlüler de ince olmalıdır. Buna büyük ünlü uyumu denir. “Evlerimiz” sözcüğü, büyük ünlü uyumuna uyar. Çünkü bu sözcükteki bütün ünlüler incedir. Sözcük ince ünlülerle başlayıp ince ünlülerle devam etmiştir.” “Karıncalar” sözcüğü, büyük ünlü uyumuna uyar. Çünkü bu sözcükteki ünlüler kalındır. Kalın ünlülerden sonra kalın ünlüler gelmiştir. “Kalemler” sözcüğü ise kalın ünlüden sonra ince ünlü geldiğinden büyük ünlü uyumuna uymaz. “-ki, -ken, -yor, -leyin, -ımtrak” ekleri büyük ünlü uyumuna uymaz. “kapıdaki, çalışırken, geliyor, sabahleyin, yeşilimtrak” örneklerinde bu görülmektedir. Genel olarak “-ki, -ken, -yor, -leyin, -ımtrak ve -daş” ekleri büyük ünlü uyumuna uymaz; ama uyan kullanımlarının da olduğunu unutmamalıyız: “Evdeki, gelirken, bakıyor, geceleyin, sarımtrak, vatandaş” örneklerinde görüldüğü gibi.
“Elma, kardeş, anne...” gibi bazı cükler Türkçe olduğu hâlde büyük ünlü uyumuna uymaz.”
b. Küçük ünlü uyumu : Türkçe bir sözcük düz ünlülerden biri ile başlamışsa, bu ünlülerden sonra gelen ünlüler de düz olmalıdır: Örneğin; “tanımak” sözcüğündeki bütün ünlüler düzdür. Düz ünlülerden sonra yine de ünlüler geldiğinden bu sözcük, küçük ünlü uyumuna uyar. Türkçe bir sözcük yuvarlak ünlülerden biri ile başlamışsa, bu yuvarlak ünlülerden sonra ya dar-yuvarlak (u, ü) ya da düz-geniş ünlüler (a, e) gelmelidir. Örneğin; “olaylar” sözcüğünü ele alalım. Bu sözcük yuvarlak ünlü ile başlamış, yuvarlak ünlüden sonra da düz ünlü gelmiş. O hâlde sözcük küçük ünlü uyumuna uyar. “Salon” sözcüğü ise düz ünlüden sonra yukarıdaki ünlü geldiğinden küçük ünlü uyumuna uymaz. Küçük ünlü uyumuna uyan bir kelime büyük ünlü uyumuna da uymalıdır. “-yor” eki, hiçbir zaman küçük ünlü uyumuna uymaz.
Ayrıca şuna da dikkat etmek gerekir: Küçük ünlü aranırken kelimenin büyük ünlü uyumuna bakılmalıdır. Örneğin; “kalem” kelimesi normalde küçük ünlü uyumuna uyar. Ancak büyük ünlü uyumu kuralı dikkate alınmazsa. Öyleyse büyük ünlü uyumuna uymayan sözcükler küçük ünlü uyumuna da uymaz.
2. Ünsüz Uyumu Türkçe bir kelimenin son hecesi sert ünsüzlerden biri ile bitiyorsa, o kelimeye getirilecek ekin başındaki ünsüzün de sert olması gerekir. Buna ünsüz uyumu ya da ünsüz benzeşmesi denir.
kitap – cı değil kitap – çı
balık – dan değil balık – tan
1923'de değil 1923'te
3. Ünsüz Yumuşaması Türkçe bir kelimenin son hecesi sert ünsüzlerden biri ile bitiyorsa, bu kelimeye ünlü ile başlayan bir ek getirildiğinde, kelimenin sonundaki sert ünsüz yumuşar. Buna ünsüz yumuşaması denir. kitap – ı kitabı (p - b)
ilâç – a ilâca (ç - c)
yurt – um yurdum (t - d)
renk – i rengi (k - g)
kayık – ı kayığı (k - ğ)
Özel isimlerin yazımında sert ünsüzlerin yumuşaması kuralına uyulmaz.
Zonguldağ’ı değil Zonguldak’ı
Karabüğ’e değil Karabük’e
Ahmed’e değil Ahmet’e
4. Ses Düşmesi Değişik nedenlerden dolayı Türkçe kelimelerin aslında olan bazı sesler düşer. Buna ses düşmesi denir.
Fikir değil fikri burun değil burnu ömür değil ömrü
kayıp olmak kaybolmak şükür etmek şükretmek kayıt olmak kaydolmak fikir etmek fikretmek
kahve altı kahvaltı
pazar ertesi pazartesi
ufak – cık ufacık
minik – cik minicik
5. Ses Türemesi Değişik sebeplerden dolayı Türkçe bir kelimeye aslında olmadığı hâlde ses ilâvesi olur. Bu olaya ses türemesi denir.
zan etmek zannetmek af etmek affetmek
bir – cik biricik az – cık azıcık genç – cik gencecik
6. Daralma Son hecesi “a, e” geniş seslileriyle biten Türkçe bir kelimeye “-yor” eki getirildiği zaman bu geniş sesler daralarak “ı, i, u, ü” ye dönüşür. Buna ünlü daralması denir. temizle – yor temizliyor anla – yor anlıyor
7. Kaynaşma Türkçede ünlü ile biten bir kelime, yine ünlü ile başlayan bir ek geldiğinde kelime ile ek arasına “n, s, ş, y” ünsüzlerinden uygun olanı gelir. Buna kaynaşma denir. “Açılan solar, ağlayan güler.” cümlesinde “ağlayan” sözcüğünde “y” kaynaştırma harfi, “Akşamın işini sabaha bırakma.” cümlesinde “işini” sözcüğünde “n” kaynaştırma harfi, “Fakirin tesellisi ölümdür.” cümlesinde “tesellisi” sözcüğünde “s” kaynaştırma harfi, “Öğrencileri ikişer üçer içeri alın.” cümlesinde ise “ikişer” sözcüğünde “ş” kaynaştırma harfi kullanılmıştır.
8. Ulama Ünsüzle biten bir sözcükten sonra yine ünlü ile başlayan bir sözcük gelirse, iki sözcük birbirine bağlanarak okunur. Buna ulama denir. “Bizden_evvel buraya inen_üç dört_arkadaş vardı.” cümlesinde üç yerde ulama yapılmıştır. “Ben, akşam_eve gelirken kiraz_aldım.” cümlesinde ise iki yerde ulama vardır. Herhangi bir noktalama işaretinin bulunduğu yerde ulama olmaz. Bu cümlede “ben” sözcüğünden sonra virgül kullanıldığından “ben, akşam” kelimeleri arasında ulama yoktur.
9. Vurgu İki ya da daha fazla heceli kelimelerin herhangi bir hecesinin; birden fazla sözcükten oluşan cümlelerin herhangi bir sözcüğünün ötekilerden daha baskılı, güçlü söylenmesine vurgu denir. Dolayısıyla vurgu kelime vurgusu ve cümle vurgusu olmak üzere ikiye ayrılır. Cümle vurgusunu ögeler konusunda gördük. Şimdi sözcük vurgusu ile ilgili ayrıntıları görelim.
|
| Belirli Gün ve Haftalar |